Bir Afgan şiiriymiş, ya da türküsü...Ülkü Tamer yazmış tam 7 sene önce Radikal'de.
Güzelim tatlım göndermiş bana:
Sürüyü güden keçi çobanı
Geceleri aya bakıp
Neden ağlar?
Ay onun ağladığını görmemek için
Hilmend'in sularına batar.
Keçi çobanı gündüzleri de
Dağın başına sarılmış
Buluta bakıp ağlar.
Bulut onun ağladığını görmemek için
Kendi kendini siler gökte.
Geceleri ayla konuşur keçi çobanı:
"Kandahar'a varacağım günün birinde.
Pazardan anama şal alacağım,
Babama bıçak alacağım,
Kadeşlerime şeker alacağım,
Ümmiye'ye sürme alacağım.
Kendime de bir at alacağım
Terkisine atıp kaçırmak için Ümmiye'yi."
Ay bütün bunları dinler,
Sonra utancından kızarıp
Herat'a kaçar.
(Burda ben,
Gerçekten Çoben)
20 Eylül 2008
8 Eylül 2008
..and that's just the way it is
‘Until the end of the world’ diyesim geliyor. Ama değildi sanırım. Orda kör karısı için icat yapan bir William Hurt hatırlıyorum.
Rüyaları kaydettikleri bir film vardı.
Strange Days de değildi.
Nı-ıh, her zamanki gibi hatırlayamıyorum.
Her ne filmdi ise o, işte ordaki gibi bir ri-kor-dır istiyorum kendime. Rüyalar için değil, normal akıştaki hayatım için. Arada düğmesine basacağım bi zımbırtı.
Her ama herşey rüzgarla hızla yer değiştiren bir bulut gibiymiş gibi. Pofuduk bulut değil, seyrelmiş, incelmiş ve tel tel olmuş bir bulut. Bulutumsu..
Yazabilsem Çoban’ın İstanbul iş gezileri mealinde çiziktirirdim. Bazı enstantaneler komikti. Olmayanlara bile öylelermiş gibi bakardım belki eskiden, bilmiyorum.
Aklımda kalmıyor. Frekans arttıkça daha da zorlaşıyor.
Eskisi kadar da gülmüyorum sanırım.
Zevksizim.
Tembelim.
Eğlencelik değilim.
Van Morrisson’un ‘Keep it Simple’ albümündeki ‘Keep It Simple’ şarkısına takıntı öğesi abartılmış şekilde takılmış durumdayım.
‘And that’s that’ dediği satıra sanırım.
Ayrıkotu gibiyim.
Güdemeyeceğim yerde keçiler, kaçmadılar ama dağıldılar.
Rüyaları kaydettikleri bir film vardı.
Strange Days de değildi.
Nı-ıh, her zamanki gibi hatırlayamıyorum.
Her ne filmdi ise o, işte ordaki gibi bir ri-kor-dır istiyorum kendime. Rüyalar için değil, normal akıştaki hayatım için. Arada düğmesine basacağım bi zımbırtı.
Her ama herşey rüzgarla hızla yer değiştiren bir bulut gibiymiş gibi. Pofuduk bulut değil, seyrelmiş, incelmiş ve tel tel olmuş bir bulut. Bulutumsu..
Yazabilsem Çoban’ın İstanbul iş gezileri mealinde çiziktirirdim. Bazı enstantaneler komikti. Olmayanlara bile öylelermiş gibi bakardım belki eskiden, bilmiyorum.
Aklımda kalmıyor. Frekans arttıkça daha da zorlaşıyor.
Eskisi kadar da gülmüyorum sanırım.
Zevksizim.
Tembelim.
Eğlencelik değilim.
Van Morrisson’un ‘Keep it Simple’ albümündeki ‘Keep It Simple’ şarkısına takıntı öğesi abartılmış şekilde takılmış durumdayım.
‘And that’s that’ dediği satıra sanırım.
Ayrıkotu gibiyim.
Güdemeyeceğim yerde keçiler, kaçmadılar ama dağıldılar.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)