15 Eylül 2011

Yaa Çobancım nasılsın nasıl aradım seni sorma

Ben ortaöğretimimin, lisemin okulunu hiç sevmedim;  söylemişimdir belki. Orada toplam yedi sene, on küsur arkadaş, 3-5 dostum oldu. En fazla abartıyorsam eğer.  Lise yıllarımda aynı sırayı ve çok sırrımı, anlarımı paylaştığım bir arkadaş vardı. blogda ismi Kötümser olarak geçecektir. Pek çirkin, biraz garip ama çalışkan ve espri anlayışı olan biri. Anlaşmıştık. Bir iki ufak probleme rağmen birkaç sene en yakın arkadaştık. Değişikti, bayağı sayıca abileri, yaşlı müteahhit bir babası vardı. Annesi sanırım pek sağlıklı değildi. O da ketumdu. Sokullu'da oturduklarını hatırlarım sadece. Bir de şaşırarak şahit olduğum, öğle tatillerinde yarım ekmek arası patates kızartması yemesini.
Sonra üniversite sınavına girdik. Aynı üniversitede puanı benimkinden biraz az iktisata girdi. Birden küstü bana anlamadım neden. Tak diye. Konuşmadı. Hayatımın ilk şaşkınlığıdır. Pomfritli ekmekten sonra yani. Belki yaptım birşey, dedim birşey, veya belki varlığım yetti. Başka birşey anlamadım. Banane dedim ne diyeyim? Aynı üniversitenin aynı binasında yıllarca karşılaştık dönüp bir merhaba demedi. Ben niye diyeyim?
Kötümser geçen gün bana profesyonel-sosyal bir sitede davetiye göndermiş arkadaşı olayım diye. Fotoğrafa bakıyorum alakası yok. Sokakta görsem tanımam. Beni aramış aramış aramış da aramış. Eski soyadımla aramış da sonra yeni soyadımla bulmuş. Ve bana ÇobanCIM nasılsın ne çok aradım seni iyimisin canım benim diye mesaj atmış.
Ne cevap vereceğim diye düşünecek kadar şuursuzum sanırım. Ama vermemeye karar verecek kadar da aklıselim olsam gerek.

3 sen dedin, simdi bi kay yana bakiim:

EKMEKÇİKIZ dedi ki...

Yap bi büyüklük Çubanım yaa!
:))

Şaka bir yana, bu sosyal/profesyonel/ zırt/pırt paylaşım sitelerine -içinde olmuş olsam da- cidden kıl oluyorum.
"Unutmak"ı unutturuyorlar insanlara.

parıltımtırak dedi ki...

Siteni yeni takip ediyorum ve yazılar süpermiş. Yalnız bu arkadaşa ne yapmak lazım ona bir şey bulamadım :D

kecilerin cobani dedi ki...

ekmekçimkızcım, çok güzel söylemişsin çok beğendim. unutmanın da bir hoşluğu var değil mi?
Parıltımtırak, :)teşkür ederim.
son durum: samimiyetten uzak fakat kibar bir cevap verdim.