12 Ocak 2007

kafamda da sis var

Bloglari karistirirken yine o mevzuya geldim. Utku ve Bürkan'in kazalari. Kalemlerinin oldugu kadar kafalarinin da guzel oldugunu dusundugum birkac yazarda cok hayalkirikligina ugradim. Dagciligin aristokrat sporu oldugu (vasizdis?), gidip tepelerde orgazm mi olunuyor niye cikiliyor daglara?'lar (cunku hayatin anlami budur ya), cocugun olursa goruruz seni, kendin yasaklayacaksin daga gitmeyi'ler.. Yine herkes cikarmis sandiklardan yine ayni konusmalar. Bulasmayayim diyorum, yazmayayim bu konularda. Ama birseyler durtuyor beni. Universite boyunca birkac yil zarfinda kendisiyle istigal etmis olmakla birlikte tutkuyla yapmis oldugum sporum degildir dagcilik. Oyle olsa hala yapardim. Benimki baska.
Ama dagciligi yaparken niye yaptigimi (anlaya)biliyordum.
Zirvede olmak degildir aslinda amac,
Cikarken, inerken, konaklarken havada bir koku vardir. Budur amac.
Tirmanirken eline kayanin soguklugu gelir, budur .
On dakika tirmanamadigin bir kaya kutlesinden, arkadasinin, beyninde yaktigi bir ampulle, bir dakikada kurtulurken sirtindan suzulen terdir amac.
Yayladan gecerken kopeklerden korudugun popodur amac,
Ve gecerken duydugun tutsu kivaminda odun kokusudur.
Bir tencere dolusu eristedir ki bunu evde yapsan daha lezzetli olacagi kesindir ama daha lezzetli olamaz.
Kirilmadan getirilmeyi hasbelkader basarmis bir yumurtadir amac.
Sisin icinden gecip, sise yukardan bakmaktir.
Yorgun argin, kurbagalarin meskeni olan golun kenarinda, cadirinin onunde batan gunesin kizarttigi tepeye bakarken dinledigin muziktir,
O golun beyin zonklatan soguk suyunda attigin kulactir,
Yuksek yuksek tepelere ev kurmak degildir, bakmak, bakmak ve sonra inmektir amac.
Bakarken bakarken dusunduklerindir,
İnerken cikarken ayagini bastigin yere dikkat etmektir, kurda kusa zarar vermeden, siz rahatsiz olmayin ben sessizce gecivericem, ozur dilerimdir amac.
Budur bence...
Ama dagciligi yaparken niye yaptigimi (anlaya) biliyordum, dedim ya. Annem anlayabiliyor muydu? Anliyormuydu bilemem. Anlamaya calistigi kesindi. Tirnak yiye yiye pencerelerde beklese de, ben eve gelince uyuyor taklidi yapabiliyordu. Hersey son derece normaldi, endiselendigini bilmiyordum bile.. Ortamlarda gurur duyarak anlatiyordu, nerelerde oldugumu, neler yaptigimi. Dudak bukenlere, beni deli sananlara karsi benim elcimdi. Beni koruyordu beni daga gondererek. Benim ben olmama yardim ediyordu. Hicbir zaman endise edebilecegini hissettirmedigi icin, bu isi yaptigim icin ona cektirdiklerim yuzunden sucluluk duymadim. Buydu anne olmak, buydu baba olmak.
İste ben boyle anne olabilmek istiyorum. Her tarafi opulesi.
Gerisi bos.

3 yorum:

jasmingreentea dedi ki...

çok şahane yazmışsın. yüksek yüksek tepelere ev kurma konforu içinde yaşayıp bu konfor alanından bi milim kıpırdamayanların burunları almaz o kokuyu... anlamalarını beklememek lazım.

banu dedi ki...

isin ironisi de iste ben artik onlardanim. kipirdayamiyorum.
o halde, en azindan iyi ki yapmisim..

Elif dedi ki...

ya ben bu yazın için yorumumu yanlışlıkla bi öncekşne yazmışım sorry :)))