11 Temmuz 2007

Survivor

Sonunda tellerimi kopardılar.
Deniz anaokuluna başladığından beri, yani 5 haftadır iki üç hırpalanma vukuatı yaşadı. Diğer çocuklar tarafından. Bir gün kolu üzerinde çizik ve morluklar vardı. Bir diğer gün sırtında 16 adet tırnak izi vardı 10-15 cm. uzunluğunda. Hep olur böyle şeyler cümlesini geçirip duruyordum kafamdan. Birikmiş bunlar meğer.. Beynimi şişirmiş..
Dilbermiş bugün kızımı biftek zanneden. Dilber. Dişber artık o.
Bir gittim almak için Deniz'i, yavrucağız hıçkır hıçkır bir döndü yanağını, elmacık kemiğinin üstünde şiş bir mor, ceviz büyüklüğünde.. Kenarları kırmızı dantel gibi işlenmiş. Yanak çıkıntısı iki katı gibi olmuş, moğol gibi duruyor.
Dilber, konuşma zorluğu çektiği içinmiş, anlaşamazsa, kızarsa veya çok severse ısırıyormuş. 'Ne hoş' dedim, 'ısırmadığı zaman var mı peki, geriye bir ruh durumu kalmadı da? Siz niçin müdahale edemiyorsunuz?' Her zaman yapmazmış, çok ani olmuş. Hmm...
Arabaya binince cozutmaya başladı. Daha taze olduğu için olay, acı yerini yeni yeni kızgınlığa bıraktı sanırım. Çok kızmış, çok kızmış. Bağırıp duruyor. Ben de ona yapıcaaaaam. Bana şu şalkıyı çaaaalll. Çişim geldieaaa! Doktola gitmek istemiyoluuum. Okula da gitmek istemiyoluuum.
Valla ne yalan söyliyeyim benim de götüresim yok.
O kadar kızdım ki (içimden) kuduz aşısı yaptırmak istedim. Saçmaladığımı farkederek en azından baticon süreyim dedim. Sürerken şişliği gördükçe hem gözlerim büyüyor, hem de kalbimin sızısı. Deniz ise hala kızgın. 'Demek Dilber seni yemeye çalıştı. Acıkmış olabilir mi?' diyince o kahkahalar attı ben rahatladım mı daha mı çok sinirlendim hatırlamıyorum.
Olayın şoku geçince bana anlattı: diş fırçalıyorlarmış, Deniz'in ağzındaki diş macunu ağzını yakmaya başlamış ve dilberin lavabosuna diş macununu tükürmüş. Dilber de nakış işlemiş.
O çocuğun da problemleri varmış, anlıyorum ama ya kalıcı bir hasara neden olursa birgün? Öğretmenlerin elleri armut toplarken? Bir saniyede türlü bela olabilir. Bu durumdaki çocukların üzerinde en az dört gözün nöbet beklemesi gerekmez mi? İşte bunu anlayamıyorum.
Doktor 'kreşlerde olur hep böyle şeyler' dedi.
Bu kadar da olur mu hakikaten?

12 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Ya... OOOHHAAA desem çok mu ayıp olur acep?? Ne bu böyle sırtta tırmık izi, yanakta ısırık falan?? Yazık çocuğa yahu...harbiden elleri armut mu topluyomuş hatunların alllah allaaahh....denizcime çok geçmiş olsun...sana da tabii..

weiss und schwarz dedi ki...

ya valla bilemiyorum ki aslında benim Dilber gibi bi çocuğum olsaydı, onun sorunları olsaydı ve daha da kötüsü hem kendine hem etrafa böle dışavurumlarda bulunsaydı, evimde oturur çocuğumun yanında olurdum en azından bi süre...Bi çocuğu büyütmek sadece boyunun uzaması demek olmamalı.
Geçmiş olsun.

Lilium Bosniacum dedi ki...

kızımın yuvasında herkesi döven bir çocuk vardı. çok pedagojik olmadığını bile bile sen de karşılık ver dedim. o vurunca sen de ona patlat bi tane, dedim. çocuk vurmayı bıraktı. ana sınıfında öğretmenlik yaptığımdan böyle şeylerin gerçekten çok ve aniden olduğunu söyleyebilirim ama bizim yuvadaki çocuğu öğretmen dibinden ayırmıyordu ve her dakka yanındaydı. fazla oluyorsa değiştirmekte fayda var.. okulu yani. genelde de bu olaylar bakıcıların elinde, ilgiden yoksun çocuklarda oluyo. ilginin iyisi kötüsü omaz diyerek vukuat çıkarıp azarlanmaya bile razı. çok üzüldüm deniz'e.. geçmiş olsun...

miso dedi ki...

Çobancım çoook geçmiş olsun. Ya Dilber hanım Denizimizin güzelliğine kıl olmuş olabilir mi? Yani nakışı işlediği yere bakılırsa pek tesadüfi gelmedi bana. Bu arada kısasa kısas metodu ne yazık ki en işe yarayan metod.

Peki anasını da biz ısırsak?

marruu

kecilerin cobani dedi ki...

herkese tesekkurler.
delicim, ben de ilk gordugumde ohaa dedim. ayip falan olmadi.
w&s, senin zaten dişber gibi bi kizin olabilemez. :-)
lilium, benim de icimden hemen su cumle gecti: 'sen de ona caksaydin bi tane'. :-) boyle seylerin hep oldugunu anlayabiliyorum. Ama iste senin dedigin gibi, bu tur davranista bulunmasi muhtemel cocuklarin hep yaninda olmak gerek.
misocum, annesini ısırmak istemezsin, inan bana.. :-))

elektra dedi ki...

bu ne yahu?>:o öğretmenlerin eli gözü armut mu topluyormuş. valla çok kızdım. olacak şey değil. tamam, bir sürü farklı çocuk olabilir. saldırgan da olabilir. ama sen bunu biliyorsan, o çocuğu ayrı bir gözetirsin çaktırmadan. iyi dayanmışsın vallahi. ben başlarına yıkardım kreşi. deniz'e çok geçmiş olsun:(

yagmur damlasi dedi ki...

merhaba.
Ben vakti zamanında kreş işleten biri olarak diyeyim ki,bu kadarı olabilemez.
Veliler beni parçalarlardı be bir çocukta bu kadar zarar olursa.:(
Hadi Dişberin sorunu var. sırtında saydığınız tırmıklarda ne?
Bir tane velet vardı 2,5-3 yaşlarında.Allah'ım bir heyecan,bir heyecan oynardı. Çişini filan unuturdu. Onun için bile ailesi yedi bitirdi bizi.
"Evde söylüyor yapmıyor. Burda niye kaçırıyor?"
Ya evde çocuk yalnız.O heyecanı yaşamıyor ki.
Artık bütün kreş bakıcısı,öğretmeni ve ben hepimiz sürekli çocuğa sorup yaptırıyorduk. çünkü aile o kadar hesap soruyordu ki bu yüzden;onlar almaya gelir gelmez çocuğun ilk lafı "bugün kaçırmadım" oluyordu.Kompleks olmuştu zavallıcığa.:(

kecilerin cobani dedi ki...

elektla,
tesekkurler. benim de yıkasım geldi ama sonra olumlu bir konusma yaptik. bilmiyorum bakalim ne olacak. deniz herseye ragmen seviyor orayi :-(
yagmur damlasi, biz biraz kibariz galiba. :-) evciniyiz biz. :-))))
bazen annebabalar fazlaca abartiyorlar sanki. herkes cocugunun en iyisine layik oldugunu ve kendinden baska kimsenin iyi bakamayacagini hatta bazen baskalarinin zulmedeceklerini bile dusunuyor. ben biraz daha rahatim galiba. isirik cocuga ozel ilgi, sinifin bolunmesi gibi cozumler urettiler. biz gorusmeye gidince mudurunden ogretmenine herkes toplasti. bakalim ne olacak. yagmur damlasi, buralarda bir kres acmayi dusunmez misin? :-)))

Adsız dedi ki...

Çok geçmiş olsun. Okurken nasıl yani diye tekrar tekrar sordum kendi kendime. Sırtında tırnak izi mi var nasıl yani? Yüzünde ısırık nasıl yani? Yeni nesil çocuklarda bir tuhaflık var sanırım. Nasıl bu kadar saldırgan olabiliyorlar? Ben de küçükken kreşe gittim iki sene. Kreşte hiç böyle olaylar yaşandığını hatırlamıyorum. (Küçükken dediğim 22 sene önce)

kecilerin cobani dedi ki...
Bu yorum yazar tarafından silindi.
kecilerin cobani dedi ki...

anonim, sağol. bazen ben de aynen öyle düşünüyorum ama sonra da şunu:
bence hep vardi ve hep olacak. etrafimizda örnek görmüyoruz belki ondan şimdi garipsiyoruz.
kim demişti hatırlamıyorum: insan zulmünü görmek isteyen 4 yaşında çocuğa baksın...
ben hatirliyorum çocukluğumun nasil geçtiğini. az vahşi değildi o da hani.
ama eskiyle şimdi kıyas kabul eder mi? bence etmez.
o çocuklar daha şımarık (enehehhe) o anneler daha da kalendermiş. (hınff)
:-))))
biz ise, kıtıpiyoz anne...
pardon, şahsen ben kendim...
herkesi tenzih ederim.

Evin Kedisi dedi ki...

Sevgili Çoban;

Okuyorum zamanım oldukça...Sen belki fark etmedin ama bizim toplumda daha mini mini bebekleri çok severken ıssıran ana babalar var. Bunu çok doğalmış gibi çocuklarına yapınca çocuklar da haliyle doğal (!) bir sevgi gösterisi olarak algılıyorlar, ardından cozutmalar ve kısa devreler yaşanıyor. Aslında çok az çocukta normal anlamda şizofrenik falan durumlar vardır, bak anaya babaya, onlar çocuklarını o hale koyanlardır! gibi bilmiş bir söz edeceğim ama...Ne yapayım? Bunlar gözlem. Ayrıca ben de çalıştım, hem ana okullarında hem de ilk okul aşamalarında, tilt olduğum çocuğun velisine özellikle kıllık hissettiğimi fark ettim zamanla. İşte böle! Yazayım dedim. Deniz de favorim oldu bu arada, belirtilir. Ellerine sağlık.