27 Kasım 2007

Böyleyken böyle

Kafamı toparlayamadığım bir hafta.  Dağıtmıştım geçen hafta halihazırda öyle duruyor.
Şu son üç gün içinde bir 30yaşdişim çekilmeli, gömülü dişimin panaromik fotoğrafı çekilmeli, terziden pantelonlarım alınmalı, iş giysilerim nizamlanmalı, kaçık laylom çoraplar atılmalı veya satılmalı, saçlar da kuaförlenmeli, babamın arabasının lastikleri kış lastiğine dönüştürülmeli ve konuyla ilgili diğer işlemler gerçekleştirilmeli : satış, devir, kasko veeesee, yeni gelecek koşu bandı için yer açılmalı bunun için de karmakarışık depomsu yer sıfırdan nizama sokulmalı, eskiden kullandığım ve organize olmamı sağlayan teknolojik aletler bulunmalı ve tozları alınmalı, gerekli tüm cd'ler bilgisayara aktarıldıktan sonra çalmalisteleri hazırlanıp mp3 cd'ler haline getirilmeli. Haftalık yemek listeleri hazırlanmalı.  İtalyanca kursum aranıp haftasonuna yer ayırtmalı. Biraz sınav için çalışmalı. Bankaya gidip internet şubesi için gerekli işlemler  tamamlanmalı. Yavru için biraz kıyafet alışverişi yapılmalı.
Onlar başka iş de ben şimdi hiç hazzetmediğim bir insan tipini yazacağım: çıkarı uğruna şirin postuna girip insanlara haketmedikleri sıfatlarla yağcılık yapanlar. Hakedilen sıfatları ayrı tutuyorum. Misal, sevmedikleri çocukların ebeveyniyle iyi olmak için, hiç içlerinden gelmediği halde, hiç beğenmedikleri halde çocuğa dünyanın en güzeli, en yakışıklısı deyip devamlı mıncıklayan, onun en yakın teyzesi-amcası benim havası yaratmaya çalışan insanlar var gördüğüm. Yiyor mudur ebeveyn acaba onu merak ederim...
Bu son yazdığım konuyla alakasız bir paragraftır.
....
Konu mu, ne konusu.. Konu mu var yazıda?
...
Maaş hesabı açmak için malak gibi cari işlemler kuyruklarında beklemeye gerek olmadığını bile unutmuş bir insanım..
'Aaa, ama o işe bu desk bakmıyor, ben bakmıyorum' dedi kadın.
'Eeee... Aaaa....Ben bilmediğim için iki saat sırada bekledim.' dedim ben. (Kısmen yalan, bi kere iki saat diil, taş çatlasa 7.54 dakika, üstelik otururken 'angutmusun git yukarı kata bi sor' deyip durdum kendime. Ama içerisi sıcak, banka tenha, dışarıda tıpır tıpır bir yağmur. Emekliler var, izledim baktım, arada dışardaki ceviz ağacına baktım. Sonra boynum hafif açı yaptı sol tarafa doğru, gözlerim kapandı kapanacak. Oturduğum yerden alt tarafımı kaldırmak çok zor...)
'Yeni mi başlıyosunuz?'
'Eee, evet'.. Sesim o kadar ince, kıyafetim o kadar öğrenci gibi ve suratım o kadar liseli gibi ki kadın beni yeni mezun, ilk defa hesap açtıran biri zannetti. Hiç bozasım yok.  Yaptı kadın işlerimi. Valla helal olsun, hani özel banka olsa anlarım da diil bi de.  Ne tatlı kadındı. Kızını mı hatırladı nooldu bilmiyorum. Üstüne kartını bile verdi.
Sonra gittim belgelerimi vermeye. Git doktora muayene ol dediler. 'Manyetik kartım yok benim, nası girip çıkıcam' dedim,  insan kaymaklarından biri bana kendininkini verdi. Kartın üstündeki yazıları okuyup, fotoğrafta çook komik çıkan suratını seyrede seyrede alt kata indim. Bir kere tıklatırmış gibi yaptım kapıyı ve zort diye girdim. 
Bir kadın (doktor) karşısında bir kadın (hasta). Bir saniye duraklayıp 'girebilir miyim' dedim ki aslında biraz ayıptı. E içerde bi nevi konsültasyon var. 
'Buyrun' dedi doktorhanım.
Zaten hayır dese hiç tınacak halim kalmamış, biraz bezginim,  yalnız içerdeki muhabbet de enteresandı. İyi ki dalmışım içeri. 
Hasta: 'Doktor hanım, bepanthene'i yüzümde kullanabilir miyim'
Doktor: 'Çok kişi kullanıyor'
Çoban: (Yuh, git arko al kendine, nivea da olur. Ben clemantin kullanıyorum, yok, clarins, hayır, clinic hah o, bir krem bir sene gidiyo. pahalı vesselam, çok iyi ama, kuru ciltler için ideal. Benim ilkokul öğretmenim, kötü insandı hakikaten, dudaklarına derste devamlı bepanten surerdi....nırınımm. )
Hasta: 'Tüy yapıyomuş'
Doktor: 'Öyle diyorlar evet, zaten o cildi çok parıl parıl yapar'
Çoban: (Bi kadın görmüştüm gökçeada'da, rumdu pazar ayinine gidiyodu ne bıyıktı yarebbim o (veya onlar) di mi ööhh bee. Şu paltomu çıkarsam sıcak yaa, yanaklar oldu al al..)
Hasta: 'Merhemini kullaniim o zaman'
Doktor: 'Tabii, canım'
Çoban: (Ya git on dakikada burdan çıkmazsam suratına yoort sürücem bunun. Estetisyene gelmiş sanki..)
'Hasta' gittikten sonra kadın yazı yazmaya başladı. İki dakika bekledim beni tınmadı, anlaşılan alınmış. Ben de 'Bööle pat diye girdim tabii, kusura bakmayın. İşim acele biraz, muayene lazım...'
Muayene oldum. Tansiyonum 12.8 çıktı benim de şapkam uçtu. 'Öööhhh ammma yüksek' dedim. 'Çok normel' dedi doktor. 'Benim için pek diil' dedim. Kadın da 'buraya muayene olmaya gelenlerde yarım yükselir zaten' dedi. Sanki bişii gizliyoruz hastalıklıyız da burası da bi sınav yeri tansiyonmanım yükselecek. Seni gidi doktor... Uff. 
İtalyanca öğretmenime 'ben işe başlıyorum haftaya' dedim adam bana
'Ahanda' dedi. Tam olarak ahanda dedi.  Sonra 'niye' dedi, sonra da 'sağlık olsun' dedi.
Ben de Silvia'ya verdigim kitabı "gitmeden geri alsam bir daha uğrayamam" düşüncesiyle ona yarı italyanca yarı fransızca yarı ingilizce konuştum. O da o sırada kantinkadınına mercimek köftesini soruyormuş, kantinci bağıra bağıra 'anlamıyom' diyor. Yahu ne baarıyosun, sağır diilsiniz, sadece farklı dil, farklı dil. Silvia benden başkasıyla konuşamıyor sınıfta çünkü biz öyle ya da böyle anlaşıyoruz. Ya da ben onun portekizce karışık italyancasını en çok anlayanım. (çok anladığımdan diil, diğerleri hiç anlamıyo boş boş bakıyor diye...). Tercümanlık ettim. Ruhum daraldı. Ödül olarak Silvia, italyanca pratik yapmak istersem evlerini arayabileceğimi, kocasının italyan olduğunu söyledi. 'aa, sagol, dedim, grazie, ararım tabii..' Tööbe töööbee.
Öyle bişiiler oldu işte.
Üstelik tarkan'in o meşhur deyişi gibi bişii diyesim var ama benim saygım iyi saygıdır.
Saygıdır..

13 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

tarkan'ın bi sürü meşhur deyişi var hanküsü..kuzu kuzu mesela :P

muayne şeysi niye ya....ben de mi yaptırtmıştım acaba işe girerken hiç hatırlamıyorum...bence bedenden ziyade kafa muayenesine sokmalılar insanları (sen alınma lütfen olar mı)...yapsalar beni kimse almazdı işe...

ekmekcikiz dedi ki...

Aman Çoban hanım,
Kolay gelsin!
Şöylee derin bir nefes alarak girişince, işler hallolur, diyerek moral vermeye çalışayım, umarım işe yarar.
:))

elektra dedi ki...

çobaaaan çobaaaan,( burası bir aralar kibariye'nin annesinin ünlendirdiği söyleniş biçimiyle okunacaktı, şüferrrr şüfeeeeer biçiminde)keçiler kaçmıştır sanırım artık. bunca iş güç, gelemez keçiler bildiğim kadarıyla bu kadar sıkıntıya. kolay gelsin . denizciğim iyileşti mi?üç günde sönüyordu harı o çiçeklerin hatırladığım kadarıyla.

bir de deştim deştim blogu, senin iş, sektör ne, bulamadım yahu? neydi çoook secret değilse allasen?

kecilerin cobani dedi ki...

kuzu kuzu, haa, o, deli. eheheh.. o onun sarkisi, soylemi diil. abinin soylemi cisim geldiydi. bunu da dedirttin ya bana..
muayene.. burasi biraz devlet dairesini andiriyor, anoninman sirket olmasina ragmen..
ekmekcikizciim, yapcam ben bu dedigini sagol. olcak, iyi olcak. noolcaksa o olcak ya da, kasilip kalmaya gerek yok di mi. suna benziyo, cok acil isin var ve trafikte sıkışıp kalmissin, ya muzik dinliycen ya da tirnak yiyip ofkenden kalp krizi geciricen))
elektra, hiii, unutmus gitmisim o kadini ne fecaat bi teyzeydi yarebbim.
tesekkurler, deniz pek hasta gibi diil. arada bir kasintilari geliyor ama cok mulayim bir kardes kendisi hic sorun yapmadi. daha dogrusu okula gitmeyip butun gun evde gekgekguberek diye oynadigi icin mutlu taabii, mulayimden cok...
bilisim sektoru. proce yoneticisi. hatta bi de yanina ekip lideri yazmislar ki kimi gudecem bu sefer kecilerden sonra onu henuz bilemiyorum. pazartesi beni 'oryante' edecekler yarim saat. sadece yarim saat yeter benim yonumun cevrilmesine ))))))

Köşenin Delisi dedi ki...

ehe ehe tongaya düştün ya sen ona bak nihihihi

Köşenin Delisi dedi ki...

sayın ekip yöneticisi size bi siiviimi yollasam beni de güder misiniz? Memnun kalacağınızı garanti ediyorum.

Evin Kedisi dedi ki...

:))))

Ne güzel güldüm yine :) Hala da gülüyorum. Yalnız hakikaten o başkalarının çocuğuna ya da bizim çocuklarımıza en sevdikleri amca, teyze olma performansını sergileyenleri neden oraya koydun küt diye? Biri mi yaptı ya da çok kişi mi yapıyor da...Yalnız Deniz'i ben görsem ben de yaparım ki öyle her çocuğu sevemem de...Yani, yapan kesin içinden geliyordur diyeceğim ama kızma. Ne yapayım, öyle düşündüm bir anda. Ama tabi bu konuyu daha bir açman lazım, belki de ben anlamadım.

Diyaloglarda yine koptum. Çoban'ım yazdıklarının kopyasını word'e kaydediyorsun değil mi? Ellerine sağlık diyorum :) Sen de bizleri güldürdüğün gibi bol bol gül e mi?

kecilerin cobani dedi ki...

sagol evinkedisicim, ben gulmesem yazamam herhalde. o saftirik salak herseye gulumseyen halimdeyim hala. gececek bu da pek yakinda.. maalesef diyecegim. halimden memnunum zira...
biyere kopyalamiyorum, yapmali miyim, blogger'a da guven olmaz diyosun di mi, haklisin valla.
yok deniz icin demedim. baska birinin cocuguna, biri yapmis. cok yapmacik cunku bu kadinin bir insani birak, cocugu bile ictenlikle sevemediginin ayirdindayim. saklama geregi de duymaz. cok yapmacik oldugu herkes tarafindan asikar. acaba ebeveyne de mi oyle diye merak ettim. )))

kecilerin cobani dedi ki...

estagfurullah, delikuzuhanimcim. ne haddime.

Köşenin Delisi dedi ki...

çobancım worde kaydetmekle uğraşma (yani şu ana kadarkiler mecbur öyle olacak da)..bundan sonrakiler için ayarlardan ayarlıyosun, mailine geliyo her yayınladığın yazı..ay bu saatte bu kadar ifgade debildim sori

Evin Kedisi dedi ki...

Aaa! Deli'nin söylediği de baki, doğru. Mailine geliyor...Ama şimdi bir an durdum ve düşündüm. Diyelim, bilgisayarına virüs girdi ve bütün bilgiler gitti. Yine de sen nereye gelirse gelsin onları bir dosya aç, Çoban diye, aha oraya kaydet. Sonra bir de diske al. Bence bunu yazı yazan herkes yapsın, Köşeciğimin delisi de yapsın. Yazılarınız kaybolmayacak kadar iyi derim, başka bir şey demem :)

Köşenin Delisi dedi ki...

şımartıyosun bizi bak evin kedisicim, tepene çıkcaz sonra haberin ola :)

Ya Çobaaan...işe başlamadan bi yazı daha yazsana, başlayınca yazmazsın sen şimdi..:( snıfff... nütfen....snıff.... snıı...sn.....s.....zzzzzzzzz

elektra dedi ki...

hiiii oryantal mi olcen,ay allah korusun:)))