20 Şubat 2008

Müzi-kıl durumlar

Uzun zamandır plan yapmaktan, pardon, daha çok, halihazırda olan plana ayak uydurmaktan ev bilgisayarını bile açamıyorum.....ki yazayım.
Niye ev bilgisayarı cart bilgisayarı curt bilgisayarı diye tip ayrımcılığı yapıyorum, çünkü, katı güvenlik kuralları olan bir şir(r/k)ette çalıştığım için ofisten hiç sosyal ortamlara akamıyorum (yeni deyiş). İş bilgisayarımı eve getirip evden bağlanmam da mümkün değil, antrparantez, olsun, benim kendi ev bilgisayarım'ım var.
Bu akşam işten dönerken günlerin biraz olsun uzadığını farkettim. Zifiri karanlık yerine hafif bir karanlıkta geldiğimi farkettim ve bu durumu dış sesle kendi kendime muştuladım. Muş mutlu oldum. Kimbilir bahar vakti mutluluğum kaç kat yol alır.
Markette uzun zamandır görüşemediğim arkadaşımla karşılaştım. Yoordumun eski iş arkadaşlarından daha ziyade. Yanyana et reyonunda beş dakika kadar durmuşuz meğer, o beni farkedene kadar. 'Çok iyi yaptın çalışmaya başlamakla' dedi. 'Ben sana yakıştıramıyordum'.. Ben de 'Valla ben kendime çok yakıştırıyordum ve çok mutluydum' dedim. Üstümde üniversite yılları sırasında emeği geçmiş bulunduğu için belki bunu demek ayıptı ama o sırada düşünmedim bile. Hakikaten böyle hissediyorum, huyum kurusun. Veya kurumasın ne alıp veremediğim varsa huyumla..
Tekrar aldım Tom Waits 'Bawlers' cd'sini arabama. Bob Dylan, nispeten yakın zamanda, bir ara şunu yumurtalamış: 'Bugüne kadar o kadar fazla şarkı yazıldı ki artık kullanılmayan melodi (ya da nota kombinasyonu diyelim) kalmadı, artık tekerrür etmeye başladı'. Her T.Waits albümü öncesi bu lafa bağlılığım olur, ama her albümü çıktıktan sonra 'yürü git' derim Dylan'a. Paskalya yumurtasından daha renkli, daha eşsiz ve muhteşem melodiler çıkarıyor benim en sadık kaldığım bu dahi müzik insanı. Sadece melodiler de değil, muhteşem ses, muhteşem sözler.
(Muhteşem ses dedim ama bugün itibariyle bu adamın sesini beğenmeyen insanlar bulunduğunu da müşahade etmiş bulunuyorum. Çok hazırlıksız yakalandım, zevk işte. Ne zevksiz insanlar var. Bu adamın sesini sevmeyen benimle konuşmasın. Beş dakka kadar....)
Şu aralar baharın gelmesine takmış olduğum için başından beri bayıldığım nabu (işbu) şarkısını dinleyip ve söyleyip duruyorum.

You can never hold back spring
You can be sure that I will never
Stop believing

The blushing rose will climb
Spring ahead or fall behind (kelime oyunlari/ikilik/mecaz, bayılırım­, bayıldım...)
Winter dreams the same dream
Every time
You can never hold back spring
Even though you've lost your way
The world keeps dreaming of spring
So close your eyes
Open you heart
To the one who's dreaming of you
You can never hold back spring
Baby Remember everything that spring
Can bring
You can never hold back spring

Bu arada aşarıdaki klibin ikinci fotoğraf karesine hayranlığımı da belirtmeden geçemem..

45 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

amanin sen de düşmüşsün yine buraya...ben de dayanamasım düştüm dün yine püffff...dipsiz kuyu kaaaliba bu blog alemi, düşe düşe bitemedik... şarkıdaki mecaz nefismiş cidden...ben çok özledim seni :( görüşüyo mıyık haftasonu hı? biraz daaaanık oldu sori....muck.

kecilerin cobani dedi ki...

görüşüyok görüşmeyen na bööle olsun
yaz artık sen sevenlerin verem oldu

ekmekcikız dedi ki...

He he he!
Şurada, sadece Çoban'ımızın yeni fikir ve durumlar yazısını okumakla kalmadık, bir de Deli'nin yazısı haberini aldık, sanırsam.
Süper!
Bu arada affınıza sığınarak, beş dakika susma hakkımı kullanıyorum.
Yani, şöyle ki, beyefendiyi duyduğumda dinlemiş olmakla beraber ne yazık ki, kendi kendime dinleme teşebbüsünde hiç bulunmamışımdır. Bilinsin istedim.
:))

kecilerin cobani dedi ki...

nnıaaaa olamaz ekmekcikiz, gun icinde ikinci hayal kirikligim oldu.
(olsun, bes dakka icinde gecer bu da)

ekmekcikız dedi ki...

Birincisi benim flamenko-türkü karışımını dinlenebilir bulmam, olmuş olmalı.:))
Hain Ekmekcikiz (Ben)
Yazını okumamış gibi yapmış oldum bu vesileyle. Halbuki, ilk hayalkırıklığı orada idi.
:)

kecilerin cobani dedi ki...

hiii, ekmekcikizciim, ayol ya, askolsun bee, ben oyle kotu bi niyetle ustbas cizerek dememistim onu ya, valla kirdiysam ozur dilerim hic niyetim bu diil.
hayir, ustelik, birincisi valla bugun muzik zevklerimizin birbirine benzedigini varsaydigim bir is arkadasimin ıııyyg yine mi bu be demesi oldu.
aslinda flemenkoturkuye karsi degilim, biraz daha ehil ellerde super olabilir. bunlar da yazik, cok iyi bi janr acmis oldular aslinda, ufacik yaslarina ragmen, takdir ediyorum o acidan....

Köşenin Delisi dedi ki...

noluyo ya karışmış burası...allaaaam ben aptal mıyım hıı

kecilerin cobani dedi ki...

yok ben biraz abartmisim yine, karismis goruntu ondan ))))

elektra dedi ki...

acele acele ben de buradayııım yazıp yollayayım, sonra uzun comment yaparım:)

elektra dedi ki...

hah, şimdi uzun yazayım. öncelikle pek mutlu oluyorum yeni yazılar eklendikçe.garip, ama oluyorum işte. bir ekmekçikızcıma, bir bana bakın da ilham alın azıcık. biz de yoğunuz, biz de nişantaşı çocuğuyuz, biz de üniversite bitirdik, ama yazıyoruz. değil mi ama? ha, kendi adıma konuşayım buradan sonra,( ekmekçikızcığımı ayrı tutarım, o pıtır pıtır yazıp beni evinde misafir ediyor duygusu yaratır bende her zaman)hep mi içerik pek güzel oluyor? yooo, ama yolluyorum gidiyor.yazın yazın, seviyorum sizleri okumayı. son çare, lüüüütfeeeeennnn.
ben waits'i severim diyerek baştan bir kontenjan yaratayım kendime. kafamda onu, cohen'le yanyana yerleştirdim. neden bilmem, onların ozan tarafları var. söyleyecek lafları olduğu için şarkı söylüyorlar.
bir de bahar gelsin, hatta ben de tam da bugün, 17:30 gibi havaya baktım ve ' aaa, günler uzadı ' dedim. dedimdi. ne tesadüf? bugün ayırt edilmiş demek. bahar gelsin, ve sonbahara kadar ilkbahar olsun, yaz olmasıııın:( ben sıcak sevmiyorum.
neyse, iyi geceler...

ekmekcikız dedi ki...

Neyse, şu müzi-kıl durumunu atlıyorum, geçiyorum günlerin uzamasına. ayrıca, söylenenler şaka, takılmaca...

O hepimizin havaya bakıp (evet, ben de aynını yaptım) aa, günler uzadı dediğimiz dünkü gün, aslında bir de "cemre düşmesi" günüydü. benim Ece ajandasına göre, ilk cemre dün havaya düştü. Sonra birer hafta arayla suya ve toprağa düşecek. Yaa!

Bu arada, Elektracığımın iltifatları yanaklarıma al bastırdı, teşekkürü bi borç bilmekteyim.

Ben de aynı duygulara katılarak, sizi okumaktan duyduğum keyfi bir kez daha belirtmeliyim.

:))

Köşenin Delisi dedi ki...

bu cemre nasıl bi şey? yuvallak mı :)

ekmekcikız dedi ki...

Hayır Deliciim,

İşin hoş tarafı şu ki, görünmüyor, gözükmüyor, varsayılıyor.

öölee işte!
Hani nedir, Hıdırellez filan gibi deycem, o da tam örnek değil...
:))

Köşenin Delisi dedi ki...

ben cemre dendiğinde hep böyle çorbaların içinde olan türden hamur topları hayal ediyorum, ağzımı açıcam onlar da hooop ağzıma düşecek ooooh yicem afiyetle :D

miso dedi ki...

OOOO, kimler gelmişşş, meşgul ablamıs bisimm, işyeri de çok güvenli ve karismatikk :) (Görüşmeyeli gollum oldum, fısss, pısss)

Severiz o adamcağızı, kızmayınız. Yalnız, bahar konusundaki dileklere dikkat. Ben bana pek uğramasın derim. Bazen çarpıyor da misoyu. Ohh, misssooo oluyor kendisi. (Şenlik gelse yine ya:)

marruu

Fatma dedi ki...

Tom waits'i ilk dinlediğimde, siyah-yaşlı bir blues şarkıcısı canlanmıştı gözümde. O sesi çok severim. Sonra Kevin'in vasıtasıyla (o tam bir Tom Waits hayranıdır) birçok eski şarkısını da dinledim ve sesini ne kadar farklı şekillerde kullanıp ne kadar farklı şarkı sözleri yazdığını gördüm. İtiraf edeyim, bazılarını sevmedim ama çok severek dinlediğim şarkıları da var. Senin burada sözkonusu ettiğin de onlardan biri. Uzun oldu, ananfikir:
Waits'i yarı severim, yarı sevmem:) (Bu da çok ortayolcu oldu)

Neyse ne, bi de cemre olayına giricem girmişken; köşenin delisi, ben de cemreyi hep çekirge gibi bir hayvancık olarak düşünürdüm çocukken, niye bilmem. Hala da hayal edemiyorum. Soyutu almakta zorlanıyor benim koç kafam...

Fatma dedi ki...

Ayy çoban ya, üstteki yorumda 'ananfikir' demişim, bi daha okuyunca farkettim, inanki kasti değil... soğuktan parmaklarıma hakim olamıyorum, tashih üstüne tashih...

Köşenin Delisi dedi ki...

hiii çekirge olmasın Fatma, onu yiyemem ıyk...canlı herhangi bir şey olmasın hatta

miso dedi ki...

Kızım yazsana. Özledik yahu! Geçen cumartesi de kılpayı kaçırmışız sizi. Ne güzel karşılaştık deligille Cepa'da. (ay, pek sosyetik oldu, ve de avam, hahayytt)

marruu

kecilerin cobani dedi ki...

calisiyorum valla elektlacim, yazmaya calisiyorum ama biraz zor ayarliyorum. Hem ben de sicak hic sevmem. İlkbahar cocuuyum ben, son da olur, bi bahar olsun da..
ekmekcimkizcim, cemre haa, bak aklima gelmemisti.
Deli, ilk defa seni duyuyorum böyle hamur toplari falan düşünen... Ben hep yukardan asagi bi mikroskobik yildiz duslemisimdir. Öh diyim senin hayalgücüne ve yanaklarindan öpiim.
misocum bir ogleden sonra izin alicam isten, tekrardan senlige gitmeyen bööle olsun mu ?
Fatmacim, koçluklarimiz benzeşmiş birbirine. Çok haklısın Wait'in sesi konusunda, ben de ilk defa dinledigimde l.armstrong gibi biri canlanmisti kafamda. Ananfikir'i farketmemisim bile, ama guzel olmus, seni referans verip cumlelerimin icine serpistirebilir miyim?
Yettim misoo, aaa siz de cepalananlardanmiymiştiniz cumurtesi cumurtesi? Bilsem beklerdim vallahi.

Evin Kedisi dedi ki...

Bana bakın! Keçilerin Çobanı ve de Köşemin Delisi olarak beni sinir ediyorsunuz böyle görüşme planları yaparak ve bunu bu yorumlara taşıyarak, cilveleşerek falan, ona göre!!!! Hühühüüüüüüü! Ben de istiyorum, oraya gelmek ve sizlerle görüşmek is ti yo rummmmm!

Çoban'ım, verdiğin cevabı sanki ben kendim başkalarına vermişim gibi bir de " Hıh işte böyle koyulur!" kıvamında okudum. Oh be! Hayatımda aynı şekilde yorum yapan herkese o cümleni copy paste yapacam. A ha burada belirtiyorum.

Deli'ciğimin bloğuna gittim, o yüzden bu yeni bir haber olarak gelmedi bana. Yaşasın geri geldi O da :) Muckkk! Aaa şiir olmuş :))))

Köşenin Delisi dedi ki...

heheehe komiksin evinkedisicim yaw :)

miso dedi ki...

Hii, valla de çoban! Cidden izin alıp gelir misin şenlikte? hoooo, leeeee, yuppppeeee! (daha da yazıcam, ayıp olucak)

marruu

Köşenin Delisi dedi ki...

biz de gelicez şenliğe topraklaaaaaaaaaa...gelebülü müyüz :)

kecilerin cobani dedi ki...

evinkedisicim, sagol canim ya, ama ben anlamadim ayol, ben nasi nereye ne koymusum, bak deli anlamis. ne demisim ben.
misomcum, soz verdim bak burda. komit ettim. komik oldu.
bu sene deniz yerine toplak tesrif edecek muhabbetimize
evinkedisicim de kizini alip gelse derim ben...
bi de miso, tanissam artik damatla....

miso dedi ki...

Ooo, hiç kaçırır mıyım bu fırsatı? Damat ha? Bakalım senin elf benim deniz hıyarını beğenecek mi? Henüz sesinin tonunu bile ayarlayamıyor be teyzesi. Bizim ki an-an-anırırken Deniz bence sıvışır ortamdan. Neyssse, kısmet :)

Delicim,
Kap gel topalağı valla. Gösteririz herkeşlere. Ben yine senden daha fazla heyecan yaparım, ne komik olur.

marruu

Fatma dedi ki...

Selam Çoban, 'Ananfikir'i tepe tepe kullanabilirsin, eti senin, kemiği benim:))

Köşenin Delisi dedi ki...

hanisin yavlum?

Wireless dedi ki...

Hello. This post is likeable, and your blog is very interesting, congratulations :-). I will add in my blogroll =). If possible gives a last there on my blog, it is about the Wireless, I hope you enjoy. The address is http://wireless-brasil.blogspot.com. A hug.

elektra dedi ki...

dünya denen şu sıkıcı gezegenden çoban'ın eğlenceli gezegenine, breako breako, biz dostuz uzaylı...

Köşenin Delisi dedi ki...

bak wireless da özlemiş seni...fena dadandı bu spamlar bu aralar yaw

kecilerin cobani dedi ki...

misocum, senin yavruyu begenmeyecek de kimi begenecek dee, isin fena tarafi kizlar toplanin erkekleri dovelim modunda deniz su siralar. belki yanyana gelmeseler iyi olur.:)
fatma :))) tesekkurlerr
wireless, eksik olma bayir turbu gibi..
cobandan elektlaya, cobandan elektlaya hasatim cikiyo ne eglencesi. gunde 12 saate dondu calismalar denize hasret kaldim.
pek yogun birikti yazacaklarim, bi yazmaya baslasam hatirlayacagim sanki. bahar senligine ankaraya oti'ye bekliyoruz luften gel. ekmekcikizi kap gel,
sule sen de gel,
evinkedisicim de gelsin,
herkes gelsiiin
deli! sen kesin gelcen.
çabık!

Köşenin Delisi dedi ki...

neeeee 12 saat mi???? :(( Barış da öyle işte...snıff

şule dedi ki...

ya bu odtu senligi teklifi fena carpti beni :) yillar ve yillar evvel gelmistim ben halkoyunlari ekibimle senlige ve hayatimin en guzel yolculugu bu geziye aittir. dondum 17 yil oncesine...
bak gel dedin, gelirim, sonra pisman olma :P

ekmekcikız dedi ki...

Ne zaman ne zaman, bu şenlik?

Hani, havada leylek görmüşken değerlendireyim teklifleri, dedim.
:))

Köşenin Delisi dedi ki...

anaaa herkes geliyo valla :)) Gelin gelin :D ne güssel olur hiiii

elektra dedi ki...

:( nereye geliyoz yaaa, ahhhh, ahhh... tarih ne ki?
öperim çobancım, kolay gelsin:)

ali*kayhan - sorgu*sual dedi ki...

Şimdi şenliğe kadar yeni yazı yok mu yani? :)

Köşenin Delisi dedi ki...

konuşana bakın hele!! ali kayhan bey ben sobeledim sizi mühim bir mevzuyla ilgili olarak, zahmet olcak ama :))

Çobanfendi, sen de bi şey çızıktır artık ya, bak en çok yorum alan yazı ilan edilecek bu yakında..ya da hayranlarına bi forum aç, takılalım biz orda :)

kecilerin cobani dedi ki...

sulecim, ekmekcimkizcim, elektlacim
ah ulen, keske gelseniz, ne guzel muhabbet ceviririz otlarin ustunde (cimen diyemeyeceeam).
lkyhn, sen geliyosun di mi..
mayisin ilk haftasi. (di mi miso, pdeli?). ben dun mayisin 1, 2 ve 3'unde is vesilesiyle istanbulda olmam gerektigini ogrendim.
hadi, napiyoluz?

kecilerin cobani dedi ki...

delicim, estagfurullah
çızıktırmak cok istiyorum ama yapamıyoruuuuuuuummm. imdat

Arzu Çur dedi ki...

Firari olmak böyle bir şey sanırım. Bekliyorum, yazmıyorsunuz. Oysa ben sizin yazdıklarınızı pek severim. "Çekilin ben de yazicam" hoykurusunuzden "Tokat Çoban Sucuğu" resminize dek her sey bu sayfada tebessum ettiriyor bana. E,hadi siz firardasınız da, bizim de gülmeye hakkımız yok mu? Hı? Efendim?

Yazınız reca ederim.

ali*kayhan - sorgu*sual dedi ki...

Mayısın 5'i ile 15'i arasındaki herhangi dört gün olur yine şenlik galiba. Bir de meteorolojiden yardım almayı düşünürlerse sevineceğiz. -2006 şenliğine sitem-

Siz gelmeden ben biraz ortalığı toplayayım en iyisi.

Evin Kedisi dedi ki...

A ha! Bu da yeni taktik oluyol sanırsam, yazı çıkarmayınca millet aşka geliyor ve bak buradaki gibim 43. yoruma ben de bir ekliyorum 4dörttttt!

Ayrıca bir adet de sorum olacak; 1- Yahu bu ne festivali? Mayıs'ın bilmemne arası?

Tabi cevaplarım da olacak; 1- Copy Paste yapacağım oturtma cevabı " Ben evdeyken çok mutluydum." cevabın. Heee, ben de mutluyum :) 2- Ben gelemiyorum ki Türkiye'ye bu sene offff :( Ne olur çok güzel anlatıp beni üzmeyiniz buralarda hakikaten şaka yapmıyorum, çok fena aklım kalıyor.

Ayrıca, yaz artık aaaa! Deniz'i özledik hem, ne yapıyor? O'nun ağzından yazardın hani olayları?

Öptüm Çoban'ım, bu konunun anan fikri neydi? Fatma'nın bittim o sürçmesine de :)

kecilerin cobani dedi ki...

arzu çur,
cok taltif ettiniz, gercekten. hemen damladim ve okudum bir solukta, bayildim yazdiklariniza.. .siiirlere bir de.. yetenekli olmak ayri bir keyfiyet. ne mutlu...
alikayhan, luften bisii elleme, biz biraz oturmaya gelicez o kadar, birak daanik kalsin.
evinkedisicim, gelsenizdi keske, ustelik hic turkiyeyi gormiicek olman ne kotu. gerci ben su anda kacip on sene gormemek istiyorum kendisini ama tahmin edebiliyorum neler hissettigini bir nebze.
bu arada şulecim, email aticam.