9 Şubat 2007

Robert Allan Zimmerman


Ben hayatimda hep degisik sesleri sevdim. Duz, puruzsuz, ipek gibi degil de; yamuk, catlak, bolca puruzlu, sivri, boru veya ucu dusmus saksofon gibi sesleri. O yuzden, hepsini muzikal anlamda ayni kefeye koymamakla birlikte, billy holliday, tom waits, bob dylan, janis joplin, bruce springsteen (babamin deyisiyle kalinbagirsagindan sarki soyleyen adam no:2, birincisi ersen’di, ersen ve dadaslardan hani), louis armstrong, screamin’ jay hawkings seslerini severken, freddie mercury, ben harper, paul simon, nick cave, beattles, joan baez... simdi kafamda toparlayamadigim daha birsurusunun seslerini sevmedim. (seslerini sevmediklerimden bazilarinin sarkilarini cok severim, cok dinlerim.)

Bob Dylan’i, ilk defa lise sondayken, baby blue ile tanimistim. Tabi one more cup of coffee, blowing in the wind, Like a rolling stone bildiklerim arasindaymis da nerde bende o bilinc o zamanlar. Hani lisede yeni yeni gitar calmaya baslayan (genellikle kizlar) joan baez folkundan girerler, blowing in the wind'i yumusak yumusak calar, terennum ederler. Sonra aaa bu sarki Bob Dylan diye birininmis diye ogrenirler, o noktada folktan hafif blues'a rock'a kayilir. Sonra da protest folk'tan gına gelir. Etrafimda boyle cok vak'a var da o yuzden genelliyorum, haddim olmayarak. Benim de boyle olmustu.
Sonra benim hic dylan albumum olmadi. Yakin zamana kadar. Once blonde on blonde’den sad eyed lady of the lowlands’i el altinda bi yere koydum. Gecen hafta da gittim, 65 yasinda, yani 2006'nin agustosunda cikardigi Modern Times'i aldim. Aferin bana, iyi ki almisim. Cunku uzun zamandir aldigim albumlerin icinde bir sonraki sarkiya atlamadan, hicbir sarkiyi atlamadan bastan sonuna dinledigim tek album bu oldu. Spirit on the water, workingman’s blues#2, ain’t talkin’, someday baby.. Demek ki su siralar bu benim janr’ım, (tanr’ım. )

Robert Allan Zimmerman, bu isim artiz ismi degil diye yazar Dylan Thomas’tan alinti yapip Robert Dylan olmus. Tabi kisiyle ilgili bir de gogsumuzu kabartan bir olay olmustu, medayadan hatirlariz: aslinda her yerde ukraynadan goc ettikleri yazilan atalarinin aslinda ordan once trabzonlu olduklari gercegi patladi. 2004’te yazdigi Chronicles kitabinda boyle yaziyormus, gozumle gormedim. Gazetede yazdi, onu gozumle gordum.
Bir trabzonlu hanim burnunu, yuzundeki kirisikliklari vs. rahmetli esine benzetip, dylan’la akraba cikarlarsa cok mutlu olacagini soylemis. Ben yasliyim gelemem ama o gelirse cok sevinirim. Gezer burda ne guzel, yemek yaparim, saz calar bize. :^) Kizi da ‘hmmm, simdi parcalar yerine oturuyo, burnu babaminkine cok benziyo’. Hakikaten de tam bir karadeniz burnu yok mu dylan’da?

Allah gecinden versin, terk-i diyar eylemeden once, ben sahsen modern times gibi bi tane daha rica ediyorum kendisinden.

6 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Şimdi anlaşıldı senin sevtap parman'ı niye bu kadar sevdiiiiiiiinnn...hihi ama Bob Dylan'ın sesi de harbiden kötü çoban yaaa...

Ayrıca Freddie Mercury'me de laf etmişsin hiiiç hoşuma gitmedi valla...sen pek bi severdin onun "love of my life"ını.. nankör nolcek..hıh onunki gibi sesi bulmuş da bunuyo ya...

kecilerin cobani dedi ki...

fakat deli, freddie mercury'nin duru sesini sevmiyorum napim, ama bkz. parantez ici, ben harper'i da yazmisim sevmedigim sesler arasina ama butun albumleri vardir ve keyifle dinlerim. queen'in de sevdigim albumleri vardir hattizatinda. bi cesit celiski oluyo farkindayim ama....
bob dylan'nin sesini freddie mercury'nin sesine tercih etmek, gary sinise'in yuzunu leonardo di cappucinonun bebek(eblek de olur) suratina tercih etmekle ayni sey.
azicik defo olsun, severim.

kecilerin cobani dedi ki...

queen'in love of my life'indan ziyade benzer bi tane, take my breath away'ini sever idim. simdi ikisini de dinlemiyorum.

Dufresne, dedi ki...

O zaman benim sesimide seversin, çünkü ucu düşmüş saksofondan ziyade ucu olmayan saksofon gibi :) köşenin delisi biraz ayıp oluyo, Bob Dylan iyi söyler harcamayın adamı lütfen :)

kecilerin cobani dedi ki...

andy, boru diyelim o zaman biz o sese, saksofonu karistirmayalim iceri. :-). biraz da catlatirsan tamamdir.

Dufresne, dedi ki...

o zaman çıkardığım sese de Tİ diyelim, notaları da karıştırmayalım :)