7 Şubat 2007

prens keriz'le uyku keyfi

Birkac zamandir babasi denize uyku oncesi masallar anlatiyor. O kadar guzel anlatiyor ki icerigine dikkat edemeden siziyorum. Dinlesem herhalde bir muddet uyuyamam. Benim sizmam 10dk alirken dizi masallar 1 saatten fazla suruyor(mus).
Bugun baba kiz arasindaki espri alisverisi sirasinda hödük gibi bakakaldigimdan, icinde debelendigim cehalete dayanamayip kisa bir ozet reca ettim sevgili esimden. Buyrunuz. (Kisiler tamamen hayal urunu olup, ilerde tarih derslerine simdiden isindirmak icin isimler ozenle secilmistir, fakat gercekle ilgisi yoktur, bilginize...)
Edi ve büdü, birbirlerini seven fakat mutemadiyen itisen iki sevgili kardestir. Anneleri zubeyde hanim, babalari ali riza bey ve annaaneleri makbule hanimla birlikte cankayada bir koskte yasamaktadirlar. Makbule anane cocukları sık sık gezmeye goturur. Gezerler, koske donebilmek icin metroyu kullanirlar. Fakat metro belli bir yukseklige kadar cikabilmektedir. Gerisini at arabasiyla cikarlar. (atlarin bol kokulu icraatlari masalimizin bir detayi). Birgun, tatil amacli selanik'e giderler. Selanikteki kucuk ev, ali riza bey'in akrabalarindan olan kemal bey'den kalmistir. Makbule anane yasli oldugu icin koskte kalir. Boylece ali riza bey, zubeyde hanim, edi ve büdü selanik'e dogru, ucakla yola cikarlar. Fakat o zamanlar motor icat edilmedigi icin ucaklari hostesler kurek cekerek hareket ettirirler. O gun hostesler o kadar yorulur ki balta girmemis ormanlarin uzerinde kurekleri birakiverirler. Ucak zongurt diye duser. Fakat super kahraman ali riza bey ve hanimi zubeyde hanim sihirli kiliclariyla butun caliliklari ve dallari keserler. Sihirli iksir dokup uzerlerine, eritirler. Boylece tekrar yola koyulur ve hatta selanik'e gelmeyi basarirlar. Ordayken, ali riza bey'in kuzeni prens keriz, onlari girit'teki evlerine davet eder. Prens keriz'in evi kucuktur. Tek bir odaya 4 katli ranza koyup orda uyurlar. en altta ali riza bey, sonra zubeyde hanim, bi ustunde edi ve en ustte büdü. Ertesi gun prens keriz onlari gezmeye cikarir, girit sokaklarinda. Gezerlerken adi bir hirsiz zubeyde hanim'in cantasini kapar. Prens keriz hemen harekete gecer ve yakin arkadasi muezzinden caminin minaresinin tepesine cikmasini, ordan hirsiz var diye bagirmasini rica eder. Muezzin o kadar yuksek minarenin tepesine cikmak icin cok efor sarfeder ve agzinda bir ciger dolusu balgam peydahlanir. En tepede muezzin dayanamaz balgami hoşurt diye bosaltiverir. Tam o sirada asagidan gecen hirsizin ustune dusen balgam hirsizi etkisiz hale getirir. Sonra hep birlikte tekrar girit'e, ordan selanik'e, ordan da cankayadaki koske geri gelen ekip pek hareketli bir tatil gecirmislerdir.
Bakalim dizinin bu geceki bolumunde ne olacaktir.
Ve kimbilir, ozetten yazdigim icin hakim olamadigim detaylarda ne inciler sakliydi.
Belki kipat yazariz. Tutmaz mi.

20 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Ya sen ciddi misin, bunu mu anlatmış cidden?? :))))))Allaaaam o kadar güldüm ki okurken!! Hele o balgam ve hosteslerin kürekle uçağı idare ettiği kısımda koptum :))

Kipat kesin çıkarın anacım, ben hemen alır, imzalatır ve hiç çekinmeden kullanırım...:) Çocuk uyumasa da olur, maksat espri anlayışı olan bi birey olarak yetişsin :))))

kecilerin cobani dedi ki...

klasik masallardan ziyade icinde kisim kisim bizim yasantimizdan olan anlatilari deniz daha cok seviyo. Bir de kirmizi lamba beyaz lamba hikayesi vardi bi ara.
dun geceki bolumde harran ovasi ve van golu civarinda bi tatil yaptilar. 10.30'dan 12.30'a kadar surdu. Ama kafam kevgir gibi. 12.30'dan itibaren ben aldim sazi elime ve bozulan saatin akrep ve yelkovanini anlattim. 10 dakika icinde sizdi. (ama artik saati gelmisti)

jasmingreentea dedi ki...

komik lafı gözyaşları içinde kalır. 10:30'dan 12:30'a emprovize (olduğunu tahmin ettiğim) masal anlatma faaliyeti adamda can da bırakmaz kafa da. öte yandan ben olsam ben de uyumam dinlerim böyle masalı. stratejik hata, bunları uyku öncesi anlatmayın:)

kecilerin cobani dedi ki...

valla cay, 12.30 civarinda kendisini tebrik ettim enerjisi, sabri ve dogaclamasi icin.
ama dedigin dogruysa benim akreple yelkovanin hikayesi son derece monoton ve banal demek oluyor ki nehehe, haliyle, hic katilmiyorum. hem cok iyi pilav yaparim bilirsin hem de cok iyi masal uydururum. :^)

Dufresne, dedi ki...

Bence çocuğa böyle masallar anlatmak tehlikeli, hayattan beklentilerini atrırmamak lazım yoksa ileride hiç bir şey şaşırtmaz onu :) süprizzzz diye bağırdıklarında ..eeeeeeee bumu yani ? diye cevap verir :)

kecilerin cobani dedi ki...

ama andycim, hayattan beklentisi zaten tepenin de tepesinde bu yaslarda. bireysel (ve toplumsal olarak elele) becerdigimiz, butun bu beklentileri torpulemek, zaman icinde. normlar icinde insan olsun diye.
:-)
su anda surpiiiz diye bagirsan elinde bulut tasiyan on tane ipekten kanadi olan mor bi ugurboceginin alip onu gokyuzune goturup orda yildizlarin arasina bi ip gerip salincakta sallamasini bekliyor olabilir. ilerde ise olsa olsa bi cikolatadir bu surpriz diyecek.
istesek de istemesek de.
keske hic istemesek.

Köşenin Delisi dedi ki...

normlar içinde olmasın ya, iyi bi şey mi ki sanki normlar içinde olmak?

kecilerin cobani dedi ki...

baaa mi diyon, koselerimizin biricik delisi-
ben de onu diyorum. mumkunse 90 yasinda süprüüüz dediklerinde yine mor uurbocegini beklesin.
ama ne diyoruz ki biz bıdı bıdı, marjinal, normici, normel, neyse. mutlu olsun, baska bisii olmasin.
di mi ama.

jasmingreentea dedi ki...

iyi nereden baktığınıza göre değişiyor malesef.

kecilerin cobani dedi ki...

ama caycim,
bizim iyilerimiz iyidir.
gerisi bostur.
selfsentirik egzantirik ve hoptirik bi yorum oldu.
aslinda senin cumlen tam bitis cumlesiydi ama...amaaaannn ben tam bi last word freak oldum. engel olamiyorum.
ne ayip.

Dufresne, dedi ki...

Yazdığıma yazacağıma pişman oldum, içim burkuldu ya. Çok ağır oldu , hazmetmek zaman alıcak. Bu kadar realizm bana ağır, hastalıktan sızlayan kemiklerime hiç iyi gemedi bu :( istemesek olmazmı?

kecilerin cobani dedi ki...

andy, gecmis olsun hay allah,
kisa zamanda duzel insallah
hakkaten de bi masaldan normlara gaklara guklara geldik di mi.
ama yazdigina yazacagina pisman olma, ne guzel konusuyoruz iste. askolsun. :)

Köşenin Delisi dedi ki...

Hasta ettin adamı işte gördün mü çoban? :)

Dufresne, dedi ki...

Teşekkür ederim :) pişman olurmuyum hiç bir sonraki baskıyı merakla beklemekteyiz :) Bu arada çocuk masallarının bir çoğunun aslında çok eski yıllarda yaşanan pornografik hikayeler kökenli olduğunu duydunmu hiç? mesela Alice harikalar diyarındanın esas konusu şöyleymiş; Alice in babası İngilterede bir universitede profesör ve Alice i yanında getiriyor sürekli ve bu adamın bir arkadaşıda çocuk sıkılmasın diye onu alıp sandalla gezintiye çıkartıyor.Adam sapık ve küçük kıza pornografik hikayeler anlatıyor bu geziler sırasında, sanırım tecavüzde ediyor :( Can Dündar bir kitabında yazmıştı

jasmingreentea dedi ki...

lütfen öyle olmasın :( öyle değil desin biri lütfen.

Köşenin Delisi dedi ki...

Şaka mı yaa....

kecilerin cobani dedi ki...

imdaaak

Dufresne, dedi ki...

Şaka değil, i m sorry :(

ne yazdı ne yazamadı dedi ki...

hmmmm melhaba, ben de alıştım deniz ağzıyla konuşmaya, gene bir açıklama getirmek için burdayım efem: masalların kokeninin pornografik olduğu kısmına katılmıyorum, ancak Alice Harikalar Diyarı'nın yazarının yani Lewis Carroll'un (imla hatası olabilir)maalesef bir sapık olduğu tescillenmiştir. Alice adındaki 8 yaşındaki mı ne onu tam hatırlamıyorum ama çocuk yaşta olduğu kesin,bir kız çocuğuna aşık olduğu onun için şiirler yazdığı da. Sandalla gezinti sırasında bu hikayeyi ona uydurduğu soylenir. Tecavüz etti mi etmedi mi onu da tam bilmiyorum ama sandal'da bu ikisini kim başbaşa bıraktıysa ...neyse...ben susayım en iyisi. Oğrendiğimde kahrolmuştum.

kecilerin cobani dedi ki...

ben turkulerin koklerinin erotik ve hatta pornografik olduguna siddetle katiliyorum. masallari bilmiyorum.
gerci alice ne kadar guzel bir masaldir. naapalim gerisi boyleymis. kader utansin. (dolmus yazisi gibi oldu)