11 Mayıs 2007

Şenlik Menlik

Eveet, bugün yine o güzel günlerden biriydi. Katılanlara sonsuz şükranlarımı sunuyorum.
PDeli'yi aldııık Deniz'le birlikte onun Oti'deki işlerini halletmesine refakat ettik. Sonra şenlik (ben panayır diycem) yerine geldik. Yeni yeni başlıyordu sanırım. Çünkü gözleme stand'ının önünde hiç sıra yoktu. Ben uyanıklık edip (şark tipi) yanıma hiç para almadım :-P, o yüzden PDeli'ye gözlemelerimizi ve içeceklerimizi aldırdık. Sonra Miso geldi.
PDeli'nin Miso'su çok candan, çok matrak ve çok hoş görünüşlü biri. Çok'ların altını çizelim..(Şimdii, o okur diye yazmıyorum, keşke okumasa da daha yazsam). Yazdıklarının ötesi bişii. Deniz de hemen bayıldı tabi Miso'ya.
Hıh, o geldi ya, hemen onun da cüzdanını boşaltma cihetine gittik, Deniz kendisine pamuk helva aldırttı, su aldırttıııık. Sonra biraz daha PDeli'ye döndük, ona da mıstır ve dondurmalı kavun aldırttık. Süperiz di mi? Tabii bitmedi, en güzeli de, Miso'nun soğuk biralarının bir şişesini aparmak oldu ki, yani çok hora geçti. :-) Ben de götürecektim ama ben çoğu şeyi yine unuttum, bazılarını da hatırlamama rağmen koşturuktan alamadım.
Deniz, (tamamen içgüdüsel olarak sanırım çünkü anne tıntın), bir prenses edasıyla gözlemesini yedi. (Tüm yiyeceklerini tutması için de zavallı Miso'yu görevlendirdi. Çoban karşıda gekgekgüberek, oh ne güzel oldu diye gerine gerine oturdu) Ama biz üstünde acıcık ot olan toprakta otururken hanfendi kendine bi taş buldu. Ayakları da parmakucu yaptı yine. Mide dolunca dans faslı başladı cilveli cilveli. (Hayır yaa, ben diyil, tööbe tööbeee). Deniz yani, seyirci vardı çünküm. Sonra da düştü. Azıcık ağladı, biraz pansumanvari bişii yaptık sonra da oturdu bi saat boya yaptı. Tabi Miso'ya 'sen de boyaaaasanaaa' eşliğiyle, onun da tecrübeli katılımıyla.
Bitmek üzereyken LKYHN geldi, biraz ona homur homur yaptı çünkü uykusuzluk ciddi boyutlara ulaşmış. Daha sonra Miso'nun Kıvır'ı geldi, (çok özür dilerim, adını hatırlamadığım ya da duyamadığım (hangisi onu bile hatırlamıyorum tü bana)) çok hoş bir abla da geldi. Bir de ikinci Kıvır (anlatıcam birazdan)
Deniz artık mızırdamaya ve gidelim gidelim demeye başladı. Ben o sıralardaki konuşmalara mümkün olduğu kadar katılmaya çalışsam da mümkünün de bi sınırı oldu maalesef.
Deniz dönüş yolunda sızar diye düşünmüştüm 'çoban, kızın mevzubahisse sen ne beklersen tersi olur, hiç ıkınma' kuralı işledi ve arkadaş gözünü bile kırpmadı. Sonra Erdeniz'in kucağında uyumak istediğini söyledi (Nııı, pek sıradışı?) Dedesi, o da hasta ve dizi şiş bizim evdeydi bugün. Deniz'in de dizi yaralı ya, kendini ona çok yakın hissetti ve eve gelir gelmez kucağına zıpladı. Birlikte topalladılar. Bıyık altından çok güldüm.
Biraz önce 'bugün ne güzeldi di mi' başlıklı konuşmamızı yaptık. Ayakta uyuduğunu düşündüğüm dönemi tırtıkladım: 'Sonra LKYHN geldii, sonra Kıvır geldiii'
el-cevap: 'Iıı sonla da öteki kıvıl geldi. Ama o çok kıvıl diiildi.' (?? isim zikretmedi)
Yapılacaklar:
Miso ve PDeli'yle kafa çekilecek.
Iııı, düzeltiyorum, Miso'yla kafa çekilecek. (malum)
Kızlara diledikleri ısmarlama yapılacak, gönülleri hoş tutulacak.
Pek kuru oldu di mi, napiiim, fotoğraf makinesi de unutulanlar listesinde ve cep telefonu şarj'ın dibindeydi.

8 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Bence de çook güssel bi gündü :)) Beni de taaa evden aldınız yaw, yordum yine ... fotoları yarın falan yollarım sana sanırım :)) Melek kızın ne pozlar vermiş görürsün sen de :D

miso dedi ki...

sevgili çoban
fotolardan görmüştüm ama gerçeğiniz daha görkemliymiş. Ben de miso'ya yazıcam, o yüzden buraya çok yorum yazmıyorum.
Taptım sadece.
Paralar size feda olsun yavvum :)

kafa çekelim cidden ya, heeey

marruu

Dufresne, dedi ki...

Bu öğrenci milletini anlamak mümkün değil, bi telefonla dersi iptal ederler ama söz konusu benim telefonum ve benim iptal isteğim olunca bin dereden su getirirler :( Keşke gelebilseydim, resmen bir Blogcular günü yapmışsınız :) listeye bakınca gördüm ki yoklamada eksik olan bir tek benmişim, tühh yaa :(

Miso, ben size söylemiştim en son buluştuğumuzda ,kendiniz bizzat görüp çarpılarak tecrübe etmiş oldunuz :) Deniz'i kaçırmayın, sizden süper dünür çifti olur :)

Bu arada madem Köşenin delisi içemiyor şimdi ona alacağın biralar boşa mı gitsin? hayır hayır ben kendimi feda ederim , 4 biranın hepsini ben içerim ve 5. içinde hiç nazlanmam :) tanrım sana şükürler olsun bize arpa suyundan bira yapmayı öğrettiğin için :)

kecilerin cobani dedi ki...

deli, nası döndüm hatırlamıyorum, seni de geri bırakamadık, üzüldük. hiç de yorulmadık üstelik. Sırtımızda mı taşıdık yani? (eh o bilaz zol oluldu) Bi daha lafı edilmeyecek. Cıs.
fotoğrafları merak ediyorum çok. ben de çekebilseydim keşke.
miso, süpersin. bekliyorum yazını. bizim evde gündüz kafa çekmesi yapabiliriz mesela tez zamanda. Ben şimdilik gece çekemiyorum :-))
Andy, hakketen bi tek sen eksiktin. Aramadık değil.
Ben arka bahçeye arpa ekcem, ibriği olan getirsin. Sana da şimdilik market birası ısmarlarım. (en iyisi büyük fıçılardan bikaç galon alalım.)

kecilerin cobani dedi ki...

Andy, PDeli hamile olmasaydı da ona aldığım biralar yine sana yar olurdu. Birayı bu kadar piç eden birini daha görmedim, tabiri mazur görünüz.
O daha çok aksesuar olarak kullanır birayı. Ammavelakin, çok esaslı bi muhabbet ve kafa çekme arkadaşıdır, o da tanrı vergisi bişi.

"aLiKaYHaN" dedi ki...

Deniz'in bir ara saçından bir tutamı alıp hayali tarama, okşama hareketi çok güzeldi. Biraz daha devam etse ayna ve tarak göremediğim için kendimi suçlamaya başlayacaktım.

Geldik yorumun en önemli kısmına: Anneler gününüz kutlu olsun!

Ekleme: Ama artık olmaz, adımdan daha çok eminim her bir harfi doğru girdiğime. Ciddi bir bozukluk var bu captcha'larda.

kecilerin cobani dedi ki...

LKYHN, çok teşekkür ederim. :-)
Deniz'in bu hareketleri çok komik, ama ben de küçükken böyleymişim. Sonra böyle oldum. :-))
Bence iki kere verification yapıyor.

Köşenin Delisi dedi ki...

Dufresne çok komiksin, güldürdün yine beni :)) Bi de ufak bi ayrıntı...ben içebiliyo olsaydım bile dört tane beni öldürür :D Yani bir, maksimum iki bira benden aşırabileceğin hihi