19 Ekim 2009

H0N0

Amanın domuzunki geldi. Bizim kızda domuz burnu çıkar mı diye okul yönetimine sormak istiyorum. Benimki patlıcan olucak, onu biliyorum. Batlıcan gribi.. Mor...

Arada geçen tüm bu zaman dilimi içinde (canım portakal istedi yine) Deniz'in annesi olmak yanında koruyucu keleği olmayı da o kadar özümsemişim ki sorunlar tepeme tepeme bindikçe şaşkın gözlerimle gözlerimi kaldırıyorum devamlı, sankim tepemde sinek uçuşuyo falan gibi.. tepeme doğru... kaşlarım msn emotikonunki gibi...
Şu sizin zavallı Çoban, çocuğunun tüm probleminin sabah ne giyecem krizi olacağını düşünecek kadar saf iken, çok be çok sosyal, akıllı, duygusal çocukuyla gurur duyarken, yavrusunun, sözlük anlamıyla arkasından koştuğu iki zalım kız çocuğunun 'git, seni sevmiyoz biz, biz ölsek kimle oyniicaksın' demelerinin tarafına iletilmesi karşısında alıklaşmış; çocuğuna 'git kafasına vur, patlat iki tane', 'anası kimmiş öğren gel', 'git sorunları neymiş öğren', 'git başkalarıyla oyna sen de onlar gıcık zaten ben gördüm' nasihatleri arasında sıkışarak cılk cılk olmuş bir vaziyette. 'Bu çocuk problemlerini kendisi çözecek be kadın, yönetici olma, yönlendirici ol, yünlendirici ol' iç seslerinin üzerine 'Niye sevilmez ki bu. çok tatlı bişii' sesleri binip binip duvuyov. Dıgıl dıgıl...
Hem daha bu ne ki.. Çocuğunun övüle övüle bitirilemeyeceği ilüzyonlarıyla bi yerli bi ecnebi öğretmenleriyle buluşmaya gidip 'yazamıyo, okuyamıyo, yüzümüze bakmıyo, kurallara uymuyo, arkadaşı yohh, ingılızce bile bilmiyo' şeklinde yorumlarını şööle bi nefeste içine çeken, sonra da tıslayarak 'e heralde (ecnebi için herıld dedi, anlasın diye), okusun yazsın ve ingilizce konuşsun, sosyal olsun diye bu okula koydukdu' diye cevap verebilmesine rağmen, kural koyucudan çok kuralcı bu kız yavrusu nası oluyo da bööle oluyo, ona ne cevap ne kestane kebap verebildi.. tek cevap şu idi: 'olu beele şeylee...ııı.. yani galiba oluyodur sanıyorum, tabii, mutlaka...'
'İki senede öğrenemeyecek okumayı yazmayı' derken iki günde hıphızlı kademesini gözlemleyip 'ben nasın öğrenmiştim aceba?' sorularından başlayarak, 'gaste okutzsamm mııı henüz okutmazamm mııı' ufak sorularından sıyrılıp kendisinin kelimenin tam anlamıyla bir bireğğ olmasını hazmedemeyen bir hanımanne olduğumun idrakındayım. Bir çoban olarak kuzusunun koyunluğa gidişini patatesli gözlemeleyen bir kadınanneyim.
Dayaklıkım..
Artık yavrum tuvalete 'tuatet', süpürgeye 'sükürbe' demiyo. İşte benim böğrüme böğrüme saplanan hançer budur.

Domız gribi de neymiş.....

(ay bi de yazmazsam çatlarım sonra da yazamam zaten: toy story ve totoro'dan sonra, belki de ondan önce sırada yer alacak animasyon filmimi buldum: coraline.. izlemeyen izlesin.. bakın çok rica ediyorum. )

2 yorum:

yasemin dedi ki...

bi izleyim su coralin'i ben, alıp koyduydum kenara. bir de kiki's delivery service'i çok seviyorum ben.

Evin Kedisi dedi ki...

Çok özlemişim...Okudum yine hepsini :))) Canım Çoban, ya ben bu izleyenler listesine girmiyorum çünkü böööle sağda yukardan aşağı bir diziliveriyorlar ki aman bana fenalıklar geliyor, onun yerine kendi aheste beste halimle bakmayı seviyorum be bacım, yani demek istediğim şudur ki senin de takipçin olup takipçi listende bulunmasam da...cümlenin başını kaçırdım anla işte. Kocaman öptüm :)