26 Ocak 2007

Bir karpuzun itiraflari

Karpuz.
Evet karpuz..
Kendisine ozel, buruk ilgim ve mahzun hayranligim sulu ve -sansliysak- tatli olmasindan mi kaynaklanir? Yoksa olayin bilincalti durtuklemeleri var midir?
Sevgili okuyanlar, bu aksam bu konuyu irdeleyecegiz.
Yuregimin derinliklerini acmaktan, bilincimi ve bilincaltimi dikizlere sunmaktan cekinmiyorum. Hatta bir takim kose delilerine daha fazla santaj malzemesi sunmaktan korkmuyorum.
Acikliyorum: ben bir karpuzum. Kendimi oyle hissediyorum ilkokuldan beri. Ne zaman karpuz deseler donup bakiyorum.
Eskiden yerli mallari haftasi diye bisey vardi. Ee, sanirim artik yok..
Hatirlayin, soyle olmaz miydi: parodiler, kucuk temsiller, rontlar hazirlanir; sahneye konur. Heyecanla secmeler yapilir, sansli olan her bir bastibacak da ruhuna uygun olsun olmasin bir 'yerli mali' olurdu. Yerli mali yemisi olmak baslibasina bir prestijdi ama kendi icinde de sayginlik rutbeleri vardi elbette. Mesela elma armut cinsi cok ragbet edilmezken muz pek karizmatikti. (Salatalik olur muydu hatirlamiyorum ama olmussa eger benden daha kotu bir hali icinde olacagina bahse girerim.) Benim hayatimin hangi donemi olursa olsun pek minnetle ve saygiyla anamayacagim ilkokul ogretmenim (sadece karpuz meselesi kadar sığ bir değerlendirme degildir, onu da ayrica yazicam zaten) beni karpuz olmakla odullendirmisti. Ben karpuz olmustum. Artik ben karpuzdum, hem de, diyarbakir karpuzu. Ben 'kucuk koyu yesil bol cekirdekli karpuz olsam daha iyi olurdu' diye yikilan gururumun ne kadar yikik oldugunu anlamazken...Hic dusunmezken 'niye ben allahim' diye......Kabul etmistim. (yok deve, naapcaktim?) Ben de bir yemistim, daha ne isteyebilirdim?
Ruhumda derin yaralar acacak oldugunu o zaman ongoremedigimden, anneme tacimi yapmasi icin yardim bile etmistim.
Spesifik olalim, diyarbakir karpuzu acik yesildir ve cizgili pijama giyer. Buyurken ustune basilmis ama o yine de yilmamis, buyumus gibi uclardan uzun ama bir o kadar da genis, koccaamaaan ve koca gobekli bir karpuzdur.
Niye findik olmadim mesela ben?
Ya da niye bildigimiz karpuz olmadim?
Komik olsun diye demiyorum ben cok ciddiyim. Ne zaman karpuz deseler yuregim hafiften sizlar.
Bunun bilincalti incelemeleri enteresan olabilir. Karpuz olmaktan mutlu olmamak nedir? niyedir? Ogretmenim bana sahsi bir kin mi besliyordu yoksa o da mi karpuzu sevdigi icin bana bu rolu vermisti? Biraz iriyariydim diye mi findik olamamistim? Domates gibi kizarabilirdim halbuki. Benden izin alabilirdi.
Eskiden ne guzel butun sebze ve meyveler zamaninda yenirdi, turfanda, sera mali yoktu. Pazara giderdik. Dedem file file karpuz alirdi, cok guzel secerdi.
Benim karpuz secmedeki akillara zarar verecek beceriksizligimin kaynaginin bu oldugunu dusunuyorum.
Onlar benim canim, aralarinda nasil ayrim yapayim?

7 yorum:

Köşenin Delisi dedi ki...

Karpuzcum senin kafan karışmış sanırsam çık bi hava al en iyisi :)) Ya ben hiç hatırlamıyorum bööle şeyler biz sadece meyve-yemiş falan götürürdük, ben hiçbi meyve ilan edilmemiştim...ama olsam olsam nar olurdum heralde, hani zor açılır, ama açılınca da içinden bi sürü şey çıkar ve ortalığa bulaşır hehehe ya da kavunnn oooh mis gibi kokar, şeker gibidir vs...senin yüzünden canım kavun çekti işte napcaz şimdi...

Dufresne, dedi ki...

Keçilerin çobanı, yazını gözlerim dolarak okudum ,zira bende böyle bir manav tezgahında show malzemesi olmaktan son anda yaptığım ustaca manevra ile kurtulmuştum zamanında ,ama senin adına sevindiğimide belitmeden geçemicem uykum gelmesine karşın; ya domates olsaydın? karpuz yine mevsimlik bir hadise ama domates öylemi ya! her sabah kahvaltıda gördüğünde yada tereyağlı iskender yanında geldiğinde ne olcaktı? kim hayır diyebilir o zaman doğranmış taze domatese? dayanamayıp yediğinde için daha beter yanacaktı o zaman! ;) Not : Bu yorum Keçilerin çobanı'nın vejeteryan olmadığı teorisi üzerine kurgulanmıştır, kişiler ve olayların gerçek hayatla ilgisi yoktur

Köşenin Delisi dedi ki...

Yok yahu vejeteryan falan değil kendisi, ama kuş kadar yer ve beni şaşırtır hep...bi insan gerçekten bu kadar az şey yiyerek doyabilir mi ya?

kecilerin cobani dedi ki...

deli, nerde kim kus kadar yer yahu. senin kapasitene yetismeye calisip yetisemeyince normal adam sınırları icinde kalmis oluyorum. nehehe.
simdi, yazdigim metnin ana temasina tam ters yazmissin, uzmussun beni. kisilik uyarlama ve ayarlamalarina girismiyorlar diyorum. sana bakip bu nar olsun derken kisilik ozelliklerini kaale almiyorlar. yoksa beni karpuza terfi ettiren ogretmen ne gibi kisilik ve gorunus ozelliklerime bakarak yapmis olabilir ki. uzun lafin kisasi, demissin ki bana, tamam sen karpuz olmussun, pek isabetli, ben de nar olurdum. sartlar musait olsaydi bu yorumun uzerine ogretmenimden seni kabak yapmasini rica ederdim. :-)))
dufresne, domates olabilirdim, ustune zeytinyagi dokunce babami bilem yerim. (bu 'denizden cikan...' lafimiza gondermedir, adamcagizi yiyecek degilim..)
hem et obururum, hem ot obururum ama bi yere kadar.

Köşenin Delisi dedi ki...

Bak yaaa aşkolsun, bana kabak demen için naptım ben şimdi sana?! Kızım sen kendin "bir karpuzun itirafları" yazmışsın yazının başlığına!! Yani alenen demişsin ki, ben bi karpuzum ve size bazı itiraflarım var.... bana atma yani şimdi topu...hehehehehe...ayrıca kabak da gayet güsel olabiliyo aslında, bak Barış bugün yaptı şööle dereotlu, sarımsaklı yoğurtlu, ooh misssss :)))) Bi şey daha, domates olsaymışın eğer, bend e her koşulda yiyebilirmişim seni (bilmiyorum iyi bi şey mi bu ama??) Öptüm efenim :))

Köşenin Delisi dedi ki...

Ha bi de bana ayı gibi yiyosun demişsin, onu da aradan fark etmediğimi sanma canımcım...cık cık cık...yalaaaaaaaannnnnn

kecilerin cobani dedi ki...

deli,
1.eline saglik barisin. pirinc de koysaymis kabak kalye yemegi olurmus. Severim, sakiiz, baaal...her turlu kabagi. en guzeli cig cig rendeleyip salata formunda yemektir.
2. Karpuz olmak kendi secimim degildi, karpuz oldurtuldum. Arada fark var. Karpuz olmak istiyorum dememisim. Yaa...
3. Kendi kosende samimice 'evet naapiim ayi gibi yiyorum' itiraflarini bekliyorum.