Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Sinema etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ekim 2007

Tek başına

Çok hüzünlü bir başlık seçmişim oysa olay pek hüzünlü değil. Daha çok, korrrkunçç.
Salı günü tam 'bugün sallanır bişii yapmiim' diycektim ki baktım 5 dakika içinde sinema gişesinde bilet alıyorum. Biraz mısır aldım, falan filan. Girdim salona. Eee, koca salon. Kimse yok. Ama çoban naaptı, keçilerinden daha uslu bi şekilde gitti biletinin üzerinde yazan yere oturdu. Tabii şaşırmak yersiz bu duruma, salonda kimse olmadığı için zaten en kıyak yer orası.
Film başladıı. Nah film başladı, en az onbeş dakika süründürmek artık adetten. En son bi reklam cebimde bişii var dediğinde, benim de var, gel gösteriim gibi psikopat ergen şımarıklıkları yapıyordum.
Film hangisi tabii yazmakta fayda var, 1408'i kaçırdığım için gittim Halloween'e yazdırdım adımı.
Başlarken ışıkları kapattılar, hafif soğuk salon. Ben çatır çatır mısır yiyip güpgüp suları mideye indiriyorum. Fazla hava boşaltmak serbest. Arada cep telefonum çaldı, bi baktım kapıya kadar yürümüşüm. Ne gerek var aaa, otur oturduğun yerden konuş di mi. İkincide aynı hatayı yapmadım.
Halloween benim gitmek isteyeceğim en son film olsa da herhalde koccca salonda tek başına olmanın verdiği özgürlükten, ev gibi olduğundan, istediğim kadar gülebildiğimden, çok eğlendim.
MaykMayırs, psikopat bi çocuk. Küçüklük yüzüne baktıkça Nurgül Yeşilçay'a ne kadar benziyor deyip durdum. Dışımdan demenin keyfine de vardım tabii. Büyüklük yüzünü görmediğim için kimseye benzetemedim ama ebatlar düşünülecek olursa hulka benziyodu.
Arada bir tuvalet durumu, arkasından bir de tekrar mısır alayım durumu hasıl oldu. Sadece tuvalete gidip gelebildim.
En son kızkardeşiyle saklambaç oynarken aklımı oynatıyodum. Eeee bu kadar cıyaklanır mı yaa. Bi sus be bi sus iki saniye. Aman tanrım. Meğer o sahnede sanat yapıyorlarmış. Eskiden cıyak cıyak bağıran bebek, huyundan vazgeçmemiş yani. Bu kadarına şapka çıkardım. Kız bağırdıkça aman ölse de film bitse dedim dedim. Olmadı.
Komik bir tiineycır filmi. Kan, kan, kan.. Bişiler. Hadi sorayım.
Kız terkedilmiş eve ne postası atıyo.
Niye tüm kızlar devamlı seks yaparken ve-veya çıplakken öldürülüyo.
Maskeli manyak maykmayırs (MMMM) bebeliğinden itibaren akıl hastanesinde olmasına rağmen çıkar çıkmaz kardeşini, onu evlatlık alanları nasıl buluyor.
Kız bakıcılık yaptığı evden polisleri aramışken polisler niçin kızın evine geliyorlar.
Onca kere vurulan MMMM niye ölmüyo, ya da kan kaybından bilinç yitmiyo?
Yani anlayacağınız salakötesi bi film.

İkii, bugün gidiim gitmiim arasında gittim geldim sinemaya. Biraz hastapastayım çünkü. Son anda gitmeye karar verdim.
Geçen sefer küçük mısır aldığım için ve arada yetişemediğim için bugun bi kova almaya karar verdim. Kova dediysem hakikaten temizlik kovalarına benziyor.
1408. Sonundaa. Evet, Cusack cok severim, S.King severim. E gitmeliydim.
Bu sefer küçük bi salon. Arkada bi bayan teyze var. Allah allah. Bakmadık pek birbirimize. (Ben yine bilet üzerinde yazan yere oturdum, evet.)
Böyle tam gerim gerim gerip de bırakan, altına ettirip köşeye atan bir film değil. Belki de bu yüzden hoşuma gitti.
Gerçi, korku filmlerinde niye hep mistik, parapsikolojik unsurlar olur, çok mu korkutur bunlar insanları. Ne zaman hayalet görüntülerini farklı bir şekilde yapmayı akıl edecekler? Hani flu bir flm karesi gibi değil.
Cusack bence her rolün altından kalkabilir bir aktör. Yine de, bu sefer izlerken nedense hep ablasının görüntüsü gözüme geldi durdu, biraz konsantrasyonumu yitirdim. Samuel L Jackson'i bu kadar az görmekten hoşnut olmadım.
Güzel bir filmdi. Bir kere çok boş bulunup suyu boğazıma kaçırdım. Allahtan arkamdaki teyze cıkcık demedi.
PS1. Kasadaki kız benden hiç sormadan öğrenci parası aldı. Düzelttim tabii.
PS2. Mısır kovasının üstünde XXL yazıyormuş. Bir küçük bedeni small'du ben de şaşırarak bunu almıştım. Aman diyim, cırcıriyet kötü bişii...