dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
dizi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Eylül 2007

Kayıp çeşitlemeleri

Şimdi bu lost enteresan bir fenomen imiş meğer.
Burun kıvırdık kıvırdık sonunda aldık iki sezonu, bir yandan mısır, bir yandan tırnak, arayı kapatalım diye izledik de durduk. Iıı, üçüncü sezonu da bitirdim ama yemin ederim aralıkta çıkınca legal megal alacağım tüm dvd'lerini.
İyi mi oldu? İyi oldu, iyi oldu. Öyle dizileri her hafta bekleyecem de yarım saat sonra bitecek. Ben de elabore edicem falan..Bir sonraki haftaya kadar hergün hasretlik çekeceğim. Arkadaşlarımla konuşacağım. 'Sence bu şimdi nerde nereye gitti kim kiminle nerde naapıyo? Şu şu mu demek? Ayyy, sence noolcak?' 'Olmaz abi, yok olur mu ööle? Geçen sefer o ona böyle de şöyle demişti ya artık pes!'
Fena oluyorum ben, hepsini versinler elime sömüreyim istiyorum.
Ben genelde dizi biriktiririm. En sevdiğim dizileri mümkünse toplu seyretmeyi seviyorum. Film gibi. Bu dizi kavramı insanı yıldıran birşey. Sürüm sürüm süründürür kaptırırsan..
Eskiden san francisco sokaklarını severdim. Karl Madlen'in burnunu sıkasım gelirdi, sanki bir patlıcan makyajıydı..
Şimdi ise genellikle cnbc-e dizilerini seviyorum. Zaten diğer kanallarda hep türk dizileri var ağalar, karılar, hasta çocuklar, çöllerde kaybolmuş insanlar bişiiler bişiiler.
Seinfeld çok severim. Scrubs severim. Lazlo Bane'in I'm no superman girişini de çok seviyorum. İki saniye sürüyor belki o yüzdendir. ER severim. CSI'yi biraz daha az severim. (tahminim o ki gary sinise hatırına izliyorum, o claricaradanesis gibi ismi olan kıvırcık salata çıkınca ne yalan sööliim bi burnuna bi saçlara bakıp konsantrasyonumu kaybediyorum) Yine o düzeyde My name is earl severim. Despırıt mırıt, sevmiyorum. Nip/tak sevmiyorum. Başka da dizi bilmiyorum zaten çünkü televizyon izlediğim de yok. O yüzden biriktiriyor olabilirim. Düzenli bir dizi takip edecek çizelgeyi ayarayamam.miyorum...
Lost'u sevdim. Güzel düşünmüş adamlar. Sezar mezar... Bazen cıvıyor ama çok kolay katlanılır cıvımalar.
Bir ara hangi yiyecekleri sevdiğimi de listeleyeceğim. Eğleniriz.
Yok yani konu şu ki, lost bir manyaklık halini almış. Ama bu manyaklık genellikle bizim amerikalılar tarafından iki köşeye yatırılmış durumda:
'Yok abi, burası kesin araf'
'Sence keyt ceke mi gitsin sooyıra mı?'
Yahu tamam konuşursun da konu ekseninde yıllarca sürecek soru/soru-cevap silsilesi insanın tüylerini dikiyor da dikiyor tepeye. Aman ya, izle gitsin nooluyo? Yok bıdı bıdı..
'Dharma diyolar taoizmi mi bize şeyettirmeye çalışıyorlar' falan gibi aynı şiddette sapıkça fakat en azından daha düzeyli konuşmalar da dönüyor tabii.
Şu dizi bi bitse de kurtulsak.
Bu arada çarli bizim hobbitlerden biri. Çocuğa üzülüyorum ne zaman baksam hobbit göreceğim kendisinde. Bi kere kıleeri öpmüştü de 'anaa, git tüü, tükürmeyenin ağzına girsin' diye kalakalmıştım. No ofens...İnsan bir kere hobbit olmayagörsün, karizma marizma gitti, sittin sene uğraşsan çıkaramazsın üstünden kılıfı. Ne bileyim, çarli suya atlıyo ben ayaklarına bakıyorum tüyleri var mı diye. Benim gibileri çoktur diye yazıyorum. Yoksa yorum kaldıramam.
Kimi sevdim? Ethan. Ve Ben. Bilenler için yazıyorum. İnsana korkuyu sovuk sovuk damardan veriyorlarmış gibi. Bi de Hurley, adamım. Komik bişi demese de gülersin türünden bir komik. Kimi sevmedim? Geri kalanları.
Cek, aynen dolmuşlarda gördüğümüz yaylı köpekler gibi, ilerde parkinson olması kaçınılmaz bir errkek görüntüsü çizerek her sahnede kafa sallıyor.
Bi kere keyt devamlı aynı iç çamaşırını giyiyor, ten rengi sütyen (sütlük diyoluz biz ona), altta da tangavari bir siyah don. Hiç de yıkadığını görmedim ne yalan söyliyim.
Sooyır, iki tane gamzesi ortaya çıkıp da imajını bozmasın diye kaşlarını devamlı çatan zoraki vücutlu bi öküz. Afedelsiniz.
Janlak, her yere düştüğünde ayak parmağını oynatamayacağı korkusuyla kalkamayan ve ağzında çekirdek çitlemiş de kabuğu kalmış gibi garip hareketler olan bi manyak.
Bi de sayyiiiiiid hiç tırnaklarını kesmiyo. Diğerlerinden bul, al bi tırnak makası di mi ama.
Kleeeer sahte bi gebe. İnsan biraz kilo alır di mi.
Cin, gözleri doğuştan çekik olduğu için olsa gerek biraz kompleks yapmış gözleri açıp duruyo. Derileri geriliyor.
Kocası çançunkçin embesilin teki. Aylardır orda dediği iki kelime var ingilizce: boat ve walkie-talkie.
Nerrrrden girdik bu işe bilmiyorum ki...